Kıyafetler
Yayıklıda kadın erkek kıyafetlerinde iki dönem vardır. Medeni kıyafetlerin kabulünden önce milli kıyafet hakimdi. Kadınlar; şalvar, üç peşli, entari giyer bele gümüş tokalı kemerler bağlarlardı. Başta altınlı fes ve al yazma veya puşu bulunurdu. Entari altına şalvar giyilirdi. Erkekler ise; şalvar , uzun koyun yününden yapılmış çorap, kara lastik, çarık, yakasız gömlek üzerine de ceket giyerlerdi. Başa puşu bağlarlardı. Daha sonraları sarık, fes, gibi giyecekler giyildi.Medeni giyimin kabulünden sonra, kadınlar fistan ve şalvar, erkekler pantolon ve ceket giydiler köşeli şapka kullanmaya başladılar.
Bugün her türlü modern kıyafetler giyilmekle birlikte özellikle yaşlı kadınlarda eski giyimin izlerine rastlamak mümkündür.
Yiyecekler
Arguvan ve çevresinde bilinen yemekler genelde Yayıklıda da yapılır. Bulgurla yoğrulmuş etin misket şeklinde yuvarlanarak yapılan “Analı kızlı” düğünlerin geleneksel yemeğidir. Düğün ve mevlitlerde genellikle “Un Helvası” yapılır. Bayramlarda “Sütlaç,Baklava ve Kadayıf” yapmak adettir. Günlük olarak “yuğa (bazlama) ve ekşili ” türü ekmekler tüketilir. İçi ıspanak türü sebzelerden hazırlanan ve sıcak sac üzerinde pişirilen “katmer” çok sevilir. Ayrıca yine iki sac arasında pişirilen ve bu pişirmenin ateşli külle yapıldığı “kömbe (Kürt Böreği)” önemli misafir ağırlama yemeğidir iç malzemesinde özellikle keklik eti kullanılır.
Mâni
Birde köyümüzün hayatta olmayan yaşlılarından Mayre bibisi vardır. Üstün bir mani yeteneğine sahip olan Mayre bibinin söylemiş olduğu maniler Kürtçe olduğundan, mani’nin ruhu açısından çevirilerini yapmadık. Mayre bibi ile eş değer olan merhum İsmail Deniz vardır(Tağtik dayı) bunların söyledikleri maniler meşhurdur kırk yıl öncesi söyledikleri maniler halen köylülerimizce tebessümle hatırlanır söylenir. Köyümüzde Türkçe yaygın olarak
şu mani söylenir :
Karardı köz
Tükendi söz
Kalkın gidin siz
Yatağ biz
Hırsız sekiz
Biz dokuz
Elbet birin
Yakalarız.
Bu maninin aktarımını yapan merhume Sultan Uçar(Ğole jın) şunları söylemiştir: zamanın birinde bir yerde tek başına yaşayan yaşlı bir kadın varmış, bir gece kadının evine hırsız gelmiş, kadın anlamış ama ne yapabilir ki bir kadın başına ve üstelik yaşlı, zeki kadın hemen bu durumu atlatacak bu maniyi söyler, bunu duyan hırsızlar valla bunlar bizden fazla deyip kaçmışlar.
Müzik ve Hikaye
Köyümüz de Arguvan’ın o genel bağlama ile çalıp söyleme kültürünün dışında çok iyi derecede kaval çalanları da vardır bunlardan Merhum Halit Kokargül ve Merhum Yusuf Demir’i söyleye biliriz, öte yandan yine çok iyi ve engin bir hikaye bilgisi kapasitesine sahip Merhum Cafer Avşar Dayı’nın hikayelerini de dinlemeyen yoktur.